en favori IPhone App, bunu çok seveceksiniz!

Akıllı telefonların günlük hayatımızdaki yeri günden güne daha da artıyor. Geliştirilen binlerce uygulama arasında tam olarak işe yarar uygulama bulmak ta buna paralel olarak zorlaşıyor tabii. Bugün size tam isabet bir uygulamadan bahsetmek istiyorum. Tam isabetten kastım tabii ki “tekerleği olan herşey”le az çok ilgilenen kişiler…

Uygulamanın adı Rev yani İngilizce’de motor devrinin karşılığı. Aslında uygulama bundan çok daha fazlasını sunuyor, gerçekten çok fazlasını! DevToaster firması tarafından yazılmış Rev. Iphone ve Ipod uyumlu bu güzel program aracınızın ECU’ suna yani Elektronik Kontrol Ünitesine doğrudan bağlanarak* sürüş esnasında içeride neler olduğunu size raporluyor.

İster performans meraklısı olun ister tüketim cimrisi. Rev’in özellikleri her türlü ihtiyacı karşılıyor. Yol bilgisayarının Rev yanında tetris gibi kaldığını rahatlıkla söyleyebilirim. Herşeyden önce önünüzde grafiksel olarak bir ziyafet duruyor. Anlık güç ve tork bilgileri, turbonuzun ne kadar sağlıklı çalıştığını, doğru devirde doğru basıncı verip veremediğini ya da yolculuğunuz esnasında istediğiniz kadar aralıkta tüketim raporu almanızı sağladığı gibi, aracın verdiği arızaları da okuyarak anlaşılabilir dilde, açık açık şurasında şu var diyerek bir yerde tercüme ediyor! Tercüme etmekle de kalmayan Rev hata mesajlarını silmenizi de sağlıyor.

* Bağlantı iki aşamadan oluşuyor. Birincisi, aracın ECU’suna doğrudan bağlanan OBD II yani OnBoardDiagnostics standardının yeni versiyonu olan  cihazın bağlantısıyla ilk ayağı gerçekleşiyor. Bu cihazın Wi-Fi özelliği sayesinde de Iphone ya da Ipodunuzu bağlıyorsunuz ve ikinci ayak tamamlanıyor hepsi bu.

Benim aracımda çalışır mı? güzel bir soru ve haberler iyi. Eğer aracınızda OBD bağlantı standardı varsa ki bu 96′dan beri artık standart hale geldi ve üretilen hemen her araçta var, sorunuzun cevabı Evet!

Üretici firmanın internet adresi http://www.devtoaster.com/products/rev/ çok daha fazla detaylı bilgiyi barındırıyor.

Aşağıdaki galeride OBD bağlantı soketi ve Rev uygulamasına ait bazı resimleri görebilirsiniz.

Bu da neler yapabildiği hakkında iki video

2012 Kawasaki Versys 1000

2011 EICMA fuarında sergilenen yeni versys oldukça dikkatimi çekti. Bildiğimiz Versys hatlarında ama tabii ki daha da güzel. Paralel 2 yerine sıralı -z1000′den alınan biraz ehlileştirilmiş halde- 4 silindir makinalı, yüksek oturuş pozisyonlu, teknoloji ve oyuncak dolu bir gezinti makinası yapmışlar.

9000d/dk da 118hp gücünde ve 7700d/dk da 102nm tork veren makina eğlenceli sürüşü garanti kılıyor. 3 farklı çekiş kontrol sistemi, motor gücünü %25 kısabilen “düşük” ayarda ECU haritası, ayarlanabilir süspansiyon ve çatal, abs, zincir aktarma ve 21 ltlik deposuyla 400km vaadeden bir motor. 17″ ebadındaki alüminyum jantları 180/55/17 spor arka lastiğinden de anlaşılacağı üzere asfalt dışı sürüşlerde fazla birşey sunamayacağını söyleyen makina, özellikle benim gibi motorunda cüsse isteyen kullanıcılara hitap ediyor.

ayrıntıları http://www.kawasaki.eu/Versys1000 adresinde bulabilirsiniz. http://youtu.be/kuM2j_azBKQ linkinde de bir video var.

 

 

This slideshow requires JavaScript.

hani romantizm?

kendimi bildim bileli “tekerleği olan her şey” ile ilgilenirim. fış fış kayıkçı oyunu gibi bir de otobüs, kamyon, minibüs, jip, bip yaparlar hani bebeklere. sanırım başka hiçbir şey oynamadılar benimle.. küçükken en sevdiklerim arasında Chrysler kamyonların arka jantları vardı mesela. Murat 131’lerin arka kelebek camlarındaki çocuk kilidi uyarı yazısı gibi şeyler vardı. Basit bir hesap öğretmişti abim; “Silindir hacmini 20′ye böl al sana beygir gücü. Enjeksyonluysa 10-15 hp daha ekle!” Dizel motor en az 3 litre olmalıydı ki çekiş gücü tatmin etsin ama zaman geçti, benimle birlikte teknoloji de büyüdü. Audi ve Mercedes’in nadir bulunan dizel motorları artık her markada vardı. Hem de sürüklenme hissi yaratacak güçte, üstelik 2 litre hacimde!

Bunlar teknolojik gelişimin ve doğal kaynaklara verilen önemin artmasına paralel yaşanan artı şeylerdi. Ancak üreticilere bir hal olmaya başladı…

Mercedes, G serisinin yanına asfaltta konforlu arazi aracı üretmeye başlayınca hepsi birden bu furyaya katıldı. BMW ve Audi de zaten Mercedes gibi 4 tekerlekten çekişli araçlar üretiyordu ama bu sefer durum farklıydı. Kocaman arabalar yapmaya başladılar. Audi girişini öyle abarttı ki otobüs gibi bir SUV üretti! Şimdi bu ürettikleri modellerin yanında minyatürlerini (ki 1 serisi kadar çirkin kaç tane araba var, siz sayın) üretiyorlar ki daha da çok satabilsinler. Daha çok, daha da çok…

4 çeker afyonunu bir üretici daha yuttu bu arada farkındasınız değil mi? Hem de arkadaş muhabbetinde geyiği dönse “haaadi ya sen de, olur mu öyle şey” tepkisini vereceğiniz bir marka yuttu. Ferrari! Koskoca Ferrari, gitti 4 tekerlekten çekişli spor araba yaptı. Teknik olarak şöyle üstün, yol tutuşu hızlı tren gibi falan demeyin sakın. Şu an mühendislik değil romantizm yapıyoruz. Mutlaka viraj çıkışında arkasını kaydırabiliyordur, kalkışta patinaj çekmeden mermi gibi yerinden fırlıyordur, “biraz” bilen birinin elinde bile çok hızlı olabiliyordur. Peki kim sizden Impreza yapmanızı istedi ki? Hem de Z3 coupé kasasında!

“Daha fazlası” her zaman bela olmuştur. İnsanı karakterinden uzaklaştırır. Amacına ulaşmak için türlü türlü şeyler yaptırır. Ne yazık ki şu anki durum üreticilerin başında. Sabah gördüm ki BMW önden çekişli araç yapacak ve 2013’te piyasaya sürecekmiş. Mercedes’in B serisine rakip…

Mercedes “konfor ve sağlamlık” sunan, ruhu o bildiğimiz “Piston Head” insanlara uymayan bir marka olduğu için midir, yoksa ağır vasıtadan kompakt otomobile geniş bir yelpazesi olduğundan mıdır bilmiyorum, B serisi çıktığında umurumda bile olmamıştı. Önden çekmiş, arkadan itmiş, ortadan kaymış pek ilgilenmedim açıkçası. Ama sabahki haber beni bu yazıyı yazmaya kadar itti.

Hani 2002 efsanesini yaratan, 1M gibi (hilkat garibesi güncel modeli görmezden gelin lütfen) M3 gibi bir şaheseri bulunan BMW var ya… işte o da karakterinden uzaklaştı arkadaşlar. “Daha fazlası” için ruhunu şeytana sattı. Arkadan itişin erişilebilir(!) rakamlardaki en kaliteli markası yaptı bunu. Çok mu ihtiyacı vardı peki? İşçilerin maaşlarını ödeyemeyecek duruma geldi de Fiat gibi bir kurtuluş modeli arayışında mıydı? Hayır! O yaptı ben daha iyisini yaparım da değil bu. Öyleyse bile işin sadece %10′u o düşüncedir. Amaç, “daha fazla” pazar payı “daha fazla” para.

Silindir sayılarının azaltılmasını anlarım, hacim küçültülmesini anlarım, güvenlik adına yontma taş dizaynı araçları da anlarım(!) ama bunu anlayamam. Evet BMW, bir önden çekişli araba üretme kararı aldın diye bütün bunları sana yazdım. Çok üzdün beni, “Chris Bangle faciasını atlattı, oh!” dediğim günlerde tokat attın. Dizel motorlu coupé de spor olur dedin, yer gibi yaptım ama bunu koklamam bile BMW. Alacağın olsun!

Yöneticiler tam olarak nasıl kafada insanlar bilemiyorum ama bildiğim şu, önden çekişli araç yapalım diye gelen mühendisi, pazarlamacıyı her kimse bu teklifi getiren çalışanı, o saniye kapının önüne koyardım. Belki de ambulansla dönerlerdi evlerine…

Ha, bir de duydum ki modellerin rakamlarını bir yukarı taşıyacakmışsın BMW, “1”, ”2” olacakmış “kurtarıcı” modelin 1 rakamını alacakmış, “3”, “4” e çıkacakmış falan… eğer bunlar doğruysa tek bir sorum var, 25 yıllık M3 ne olacak?

kaç BMW, Honda geliyor!

şaftlı, tel jantlı, 1200cc enduro. aklınıza R1200GS/ADV geliyor değil mi? geçen yıl Yamaha aynı reçeteyi uygulayarak Super Tenere’yi sürdü piyasaya. O kadar çirkin ki hakkında birşeyler yazmaya üşendim doğrusu. bu yazının sebebi ise henüz konsept aşamasındaki bir motor. Honda Crosstourer 1200. V4 makinası güncel VFR’dan alınmış ve çok yakışıklı.

tahminen üzerinde elcik ısıtıma, abs, lastik basınç sensörü, çekiş kontrol sistemleriyle gelecek bu motorun farklılaştığı başka bir yeri daha var. çift kavramalı şanzımanı! 1200lük v4 makina şu anki VFR şasisi içinde 172hp güç veriyor. kişisel fikrim bu gücün 150 hp civarına düşürülüp torkun arttırılarak hırçınlığının biraz törpülenecek olacağı ki buna ihtiyacı var. motorun en büyük artısı ise şüphesiz standart donanımda gelecek Honda sorunsuzluğu. bir kaç yıl önce Honda CEO’su nun yaptığı “premium sınıf” a oynayacağız açıklamasının yansıması olarak gördüğüm son nesil motosikletler bu sorunsuzluğu Alman markalarına tutkun olanları da cezbedecektir diye düşünüyorum.

aksesuar olarak (metal çantalar, tur camı v.s) da zengin seçeneklerle sunulacak 1200 Crosstourer BMW fabrikası önünde “Hectooooor” diye bağıran Achillius olur ama Hector bu sefer çıkmaya cesaret edebilir mi onu bilemiyorum =)

motosiklet hakkında bilgiler olgunlaştıkça paylaşmaya devam edeceğim. ne yalan söyleyeyim bu makina gerçekten heyecanlandırdı. uzun zaman sonra bunu söyleyebilmek güzel, aferin Honda!

taksim’de asıl görmek istediğim birşey…

2001 yılından beri takip ettiğim Gumball 3000 rallisinin bitiş noktası bu yıl Taksim Meydanı olarak belirlenmiş!! 3000 mil yol katetmek üzere planlanan rotalar her yıl başka başka maceralara sahne oluyor. Daha önce 2007 yılında İstanbul’dan geçen organizasyon Reina’da bir parti verilerek Türkiye’de adını duyurmuştu (ülkemizin motorsporları kültürünün yerlerde olması nedeniyle ne yazıkki böyle şeylerle ancak gündeme gelebiliyor)

25 Mayıs’ta başlayacak ralli 1 Haziran’da Taksim Meydanı’ nda sona erecek. Ralli hakkında biraz bilgi vermek gerekirse, katılım aracı olarak bir standart yok. İsterseniz murat 124 isterseniz Bugatti Veyron’la katılabilirsiniz. Hatta öyle ki 2007 yılında yarışı kazanan Alikonur Yarsuvat, Kemal Sadıkoğlu’ ndan oluşan Türk ekibi ’77 Model bir Magirus-Deutz minibüs ile yarışmışlardı =) 2011 yılı için katılım bedeli olan 25k € ödemeyi yaptığınız takdirde yarışa katılmanız için bir engel yok. Paranız hazırsa katılmaktan korkmayın, önceki yıllarda kazananlar arasında Ferrari F50′de var Citroen 2CV’de…

Yarış konsepti olarak bildiğimiz en hızlı kazanırdan çok, en eğlenen ve eğlendiren kazanıyor. Yine de çok ciddi rakamlarda ödenen trafik cezaları yarışın doğasında var. Hatta Almanya yarışı yasadışı ilan ederek tüm araçları ve sürücülerini sınırdışı etmişti. Özetle, 1 Haziran’da Taksim Meydanı’nda şenlik var.

resmi internet sitesi www.gumball3000.com

samsung 3d led tv reklamı

bu aralar tv reklamlarında samsung’un 3d led tv reklamı dönüyor. hani tren camları yerine samsung tv olan ve yolcuların oradaki görüntüleri izlediği reklam.

görsel olarak çok güzel görüntülere sahip bu reklamı ben hiç sevmiyorum! sebebi ise sanki bilinçaltına yerleştirilmek istenen bir mesaj var gibi gelmesi. yetişkinleri bile etkileyeceğini düşündüğüm bu reklamın çocuklar üzerindeki etkisi çok daha büyük oluyor hatta bana göre. bu öcü gibi gördüğüm etki ise, sanki gelecekte dış dünyayı bu şekilde görmemizin daha “güzel, keyifli, eğlenceli” gibi gösterilmek istenmesi gibi geliyor.

yer yüzünün can çekişmesinde en büyük pay sahibi olan sanayii ve teknolojinin, samsung’un faaliyet gösterdiği alan olması tabii ki pay sahibi. yani bilinçli olarak yapıldığının da şüphesini taşıyorum. yok bilinçli değil, dış dünyada ki güzellikleri bizim televizyonlarımızdan da “aynı güzellikte” izleyebilirsiniz mesajı veriyoruz deseler bile, istenmeden yaratılan bu sonucun varlığını ortadan kaldırmıyor.

çocuklar üzerinde göstereceği etki ise daha vahim. yani doğallığın gerektiğinde bu şekilde de izlenebileceği fikri oldukça korkutucu. sistemin vurdumduymaz bir biçimde yetiştirdiği çocukların beynine bu fikri yerleştirmek oldukça tehlikeli. gerçekte varlığımızın kaynağının teknoloji olmadığını, herşeyi doğaya borçlu olduğumuzu öğretmediğimiz gibi; reklamdaki gibi beyin yıkamanın doğayı korumanın şart olmadığı gibi bir fikre yönelttiğini düşünmek bile felaket aslında.

yıl 2140 olsa, dışarısı bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz atmosferin öldüğü, insanların oksijen tüpsüz sokağa çıkamadığı v.s bir sahnenin sorun olmayacağını çocukların aklına bile getirmemeliyiz. getirmemeliyiz ki elimizdeki teknoloji hayatımızı sürdürmeye yeter fikriyle büyümesinler.. yok öyle birşey çocuklar, televizyondaki görüntü yapay. doğal olanı taklit ediyor samsung, daha iyisini yapamaz!

Categories: 7

ilanlarda plaka kapatma durumu

motorda-arabada plaka kapatma kapatmama durumu sorundan çok sahibinin bakış açısından kaynaklı olabilir. plakası her açık araç sorunsuz demek değildir; kaskosu olmadan ağaca çıkmıştır, sigortadan ödeme almadığı için de tertemiz bir kaydı vardır… ya da şerefsiz bir motosiklet tamircisi hasarlı parçalarla kaskolu motordan eksperle anlaşarak hasar ödemesi almıştır, sahibinin ruhu bile duymamıştır…

örnekler çoğaltılabilir ama bu işin en sağlam yolu yine ustaya-servise araç göstermektir. ha bir de şunu unutmamak gerekir ki, hasarı kaskodan alınarak yaptırılan motosiklet gözü kapalı alınabilir. her parçası orijinaliyle değişmiştir eskisi kadar düzgün hale gelmiştir. bu konuda motosiklet araba gibi değildir. kaldı ki, sigorta şirketleri hasar alan parça değişen aracı değeri düşmüş değil yükselmiş olarak kabul ederler. (üzerinde yeni parça vardır)

siz hasar durumu için 5664 ‘e sms atmaya devam edin ama alım aşamasına geldiğinizde mutlaka bilen birine de aracı gösterin.

5664 sms servisi için ayrıntılı bilgiyi buraya tıklayarak öğrenebilirsiniz.

dl 650

aşağıdaki linkte dl650 vstrom’un kullanıcı kitabını bulabilirsiniz, üstelik Türkçe!

DL650_OWNERS_MANUAL-TR

ferrari ff

umarım bu bir suv’a doğru giden yolun başlangıcı değildir. bazı araçlar özeldir, karakteristikleri vardır. subaru boxerdır, jeep jeeptir, bmw performanstır v.s..
porsche suv yapar, porsche vw gruptur. spor araba denince ilk akla gelen ferrari’yse bunu bozmaya gerek yoktur. 4 çeker spor araba olmaz mı? olur tabi de, lamborghini var zaten hani… sen ferrari’sin. bu arayış niye?? ayrıca.. şu fotolara bir bakarmısınız?!!

 

metin akkaş isimli bir Türk FF in ilk video görüntüsünü de çekmeyi başarmış bu arada,

Categories: tekerleği olan herşey Tags: , , ,

amman dikkat!

belediye EDS uygulamasında yeni bir döneme geçmiş, canınızı yakabilir… ayrıntılar şu şekilde.

2 Kasım 2010 itibari ile uygulamaya geçen, ortalama sürat üzerinden ceza kesilmesine ilişkin iş adresime gelen ekteki uyarı mailini paylaşıyorum. Bu güzergahları araç ile kullanan arkadaşların dikkatine!
Saygılar…

“İstanbul Belediyesi ve ona bağlı kuruluş olan İSBAK A.Ş. tarafından elektronik denetleme sistemiyle ilgili hız tespiti konusunda yeni bir uygulama başlatılmıştır.

Daha önceki ve genel uygulamalarda eds sistemine ait kameranın bulunduğu noktada ki hızınız tespit ediliyor ve eğer limit üzeri ise ceza düzenleniyordu. Kullanıcı eds noktasına yaklaştığınızda hızını düşürüp limit dahilinde geçiş yaptığında ceza uygulanmıyordu.

Yeni hız tespit sisteminde ise şehir içi hız limitleri, “A noktası” ile “B Noktası” na konumlandırılmış eds’ler tarafından, arada ki mesafeyi aracın geçiş süresi zaman olarak ölçülerek ortalama hızınız alınıyor ve eğer belirlenen limit üstünde ise ceza uygulaması yapılıyor. Yani 2 eds arasındaki ortalama hız limitiniz baz alınıyor ve eds noktalarında ki yavaşlamanız ve belirlenmiş hız limitine aracın hızınızı düşürmeniz hiç bir işe yaramıyor.

Aşağıda ekli bulunan 2 dosyada Ataköy sahilyolu ve Sarıyer Çayırbaşı’nda yapılan 2 uygulamayı fotoğraflı olarak görebilirsiniz. Bu uygulama İstanbul genelinde birçok noktada yapılmakta olup uygulama noktaları çoğaltılmaktadır. Tabii gelecekte otoyollarda da giriş gişesi ile çıkış gişesi arasındaki mesafeyi katetme süresi de baz alınacak demektir.

. 50 km/hz sınırının aşılmasında ortaya çıkan trafik para cezaları şu şekildedir;
· 50 km/hz üzerine %30 oranına kadar aşıldığında 130,00 TL trafik para cezası gelmektedir.
· 50 km/hz üzerine %30 oranın üzerine çıkıldığında 270,00 TL trafik para cezası gelmektedir.

kaynak: yamahaturkiye.org

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.